Her LASEDE eseri ile,

 

Değer verdiklerinize 20 asır önce Mezopotamya’da başlayan, İran’dan Selçuklu’ya, oradan da Osmanlı’ya uzanan büyülü bir yolculuk hediye edersiniz

WhatsApp Image 2020-01-23 at 15.12.54.jpeg

Sizin İçin Neler Üretiyoruz

Hayata değer katan hediye kültürünü yaşatan marka Lasede Cam Sanatları’yız. Vereni gururlandıran, alanı onurlandıran, her bütçeye ve mekana özel tasarım cam hediyelikler üretiyoruz.

IMG-20180808-WA0039.jpg

Kurumsal Hediye

Dostlarınıza, sevdiklerinize veya iş ortaklarınıza vereceğiniz hediyeler, siz yanlarında değilken bile onlara sizi, özeninizi ve ilginizi hatırlatır.

40.png

Dünden Bugüne Lasede

Her geçen gün cam sanatına değer veren daha çok sayıda değerli kurum ve kişi, en özel günleri ve en özel konukları için Lasede eserlerini tercih eder oldular.

 

LASEDE KOLEKSİYONLARI

IMG_1740.JPG

Desen Hakkında

Topkapı Sarayı’nda ipekli yer yaygılarından oluşan önemli bir koleksiyon bulunmaktadır. Halkın toplu olarak katıldığı zafer kutlamaları, şehzadelerin sünnet ve sultan hanımların evlilik düğünlerinde, yazlık göçlerde, savaşlarda, avlarda kurulan muhteşem çadırlar böyle ipekli yer yaygıları, perdeler, sedir örtüleri ve yastıklarla süslenirdi. Bu dokumalarda geleneksel halı ve kilim desenlerinin kullanıldığı görülür.

 

Gevher Koleksiyonumuz; Topkapı Sarayı’nda bulunan yaygıların motifleri yorumlanarak cama uygulanmıştır.

 

Gevher vazo el imalatı camdan üretilmiştir ve üzerindeki desenlerin tümü el işçiliği ile 24 ayar altın ve cam boyası kullanılarak dekorlanmıştır.

IMG_1732 (1).JPG

Desen Hakkında

Osman Hamdi Bey ismini duyduğumuzda başyapıtlarından olan ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ aklımıza gelir. Ancak Osman Hamdi Bey’in birbirinden ünlü diğer eserlerini de unutmamak gerekir. Bu eserlerden biri de ‘Ab-ı Hayat Çeşmesi’dir. Bu oryantalist tablo, bazı yerlerde ‘Okuyan Arap’ ismiyle de karşımıza çıkabilir. Sanatçı, eserini 1904 yılında tuval üzerine yağlı boya ile resmetmiştir. Eser Almanya’nın Berlin şehrindeki Alte Nationalgaleri’de (Eski Ulusal Galeri ) sergilenmektedir. Resme yansıyan mekan ise İstanbul’daki Çinili Köşk’tür. Bu köşkün Gülhane Park’ına bakan nişlerinden biri, 1500’lerin son çeyreğinde selsebil çeşmeye dönüştürülür. Selsebil tatlı ve hafif su anlamında olup aynı zamanda Cennet’teki bir çeşmenin de adıdır.

 

Ab-ı Hayat Koleksiyonumuz; Osman Hamdi Bey’in tablosunda bulunan çeşme ve üzerinde bulunan ayna motifleri yorumlanarak cama uygulanmıştır.

 

Ab-ı Hayat vazo el imalatı camdan üretilmiştir ve üzerindeki desenlerin tümü el işçiliği ile 24 ayar altın ve cam boyası kullanılarak dekorlanmıştır.

IMG_1790 (1).JPG

Desen Hakkında

Ön Asya’da ve Türkistan’da yaşayan Türklere ait, mimari değeri bulunan mezar kuleleridir. Yuvarlak veya köşelidirler. Kümbetlere, Türk çadır sanatının mimarlığa geçmiş örnekleri diyebiliriz.

 

Herrekan Kümbetleri, Karahanlı türbelerinden başlayarak, Anadolu Selçuklularına kadar uzayan mimari ve süsleme gelişiminin önemli parçasını oluştururlar. Yarım yüzyıl içinde basit kuleler şeklindeki çok sade kümbetlerden başlayarak Selçuklular zamanında gelişmenin nereye vardığı Herrekan kümbetlerinde açıkça görülmektedir.

 

Herrekan Koleksiyonumuz; kümbetler üzerindeki desenlerin yorumlanmasıyla cama uygulanmıştır.

 

El imalatı camdan üretilmiştir ve üzerindeki desenlerin tümü el işçiliği ile 24 ayar altın ve cam boyası kullanılarak dekorlanmıştır.

4.png

Desen Hakkında

Nurbanu Sultan 1. Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan tarafından saraya alınarak eğitime yollandı. Daha sonraki yıllarda kendisine Haseki Hürrem Sultan tarafından Nurbanu yani “ışık saçan kraliçe” adı verilerek II.Selim ile evlendirildi. Şehzade Selim’in Nurbanu’nun aşkıyla yazdığı şiirler Divan Edebiyatı’nın en güzel örnekleri arasında yer alır. II.Selim, çok sevdiği karısı Nurbanu Valide Sultan için külliye yaptırmaya karar verir. Mimar Sinan’dan İstanbul sırtlarında bir külliye yapmasını ister.

 

Nurbanu Sultan Koleksiyonumuz; Mimar Sinan’ın en önemli eserlerinden olan Atik Valide Camisi’nin yarım kubbelerinin motifleri yorumlanarak cama uygulanmıştır.

 

El imalatı camdan üretilmiştir ve üzerindeki desenlerin tümü el işçiliği ile 24 ayar altın ve cam boyası kullanılarak dekorlanmıştır.

1.png

Desen Hakkında

Hayırsever Valide Sultan (D. 1745-Ö. 16 Ekim 1805). Padişah III.Selim’in annesi ve Sultan III. Mustafa’nın eşidir. Ceneviz asıllı bir aileden olup gerçek adının Agnes olduğu sanılmaktadır. Kimi kaynaklarda da Fransız asıllı olup adının Janet olduğu öne sürülmektedir. Osmanlı Sarayı’na geldikten sonra “Mihrişah” adı verilen Mihrişah Sultan, eşi III. Mustafa’nın ölümünden sonra (1774) Eski Saray’a gönderildi. III. Selim padişah olunca (1789-1807), valide sultan oldu. Selim’in doğumundan sonra itibarının çok artmasına karşın hiçbir zaman devlet işlerine karışmadı. Oğlu tarafından sevilen sayılan Mihrişah Sultan, hayır işlerini sevmesi ve dindarlığıyla tarihe geçmiştir.

 

Mihrişah Sultan Koleksiyonumuz; Mihrişah Valide Sultan vakfiyelerinde bulunan motiflerin yorumlanmasıyla cama uygulanmıştır.

 

El imalatı camdan üretilmiştir ve üzerindeki desenlerin tümü el işçiliği ile 24 ayar altın ve cam boyası kullanılarak dekorlanmıştır.

1.png

Desen Hakkında

Sultan Ahmet Camii veya Sultanahmed Camii, 1609-1617 yılları arasında Osmanlı Padişahı I. Ahmed tarafından İstanbul’daki tarihi yarımadada, Mimar Sinan’ın yapı anlayışı içinde inşa edilmiş bir şaheserdir. Sinan’dan sonra Türk mimarlığının meşalesini ele alan Sedefkâr Mehmet Ağa’nın ellerinde yükselmiştir. Cami mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği ve yarım kubbeleri ile büyük kubbesinin içi de yine mavi ağırlıklı kalem işleriyle süslendiği için Avrupalılarca “Blue Mosque” olarak adlandırılır.

 

Sultan Ahmed Koleksiyonumuz; camii ana kubbesinde bulunan tavan süslemeleri yorumlanarak cama uygulanmıştır.

 

El imalatı camdan üretilmiştir ve üzerindeki desenlerin tümü el işçiliği ile 24 ayar altın ve cam boyası kullanılarak dekorlanmıştır.

5.png

Desen Hakkında

Beylerbeyi Sarayı ve çevresi Bizans Dönemi’nden itibaren farklı yapılara ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Bizans Dönemi’nden 19. yüzyılın başlarına kadar ‘İstavroz Bahçesi’ olarak anılan bölgede ilk saray yapısı II. Mahmut tarafından inşa ettirildi. Sarayın ciddi hasar aldığı bir yangın sonrasında daha sağlam bir yapı kurulması ihtiyacı hisseden Sultan Abdülaziz, yapıyı tamamen yıkarak yeniden inşa ettirdi. Dış cephede batılı, içeriden ise klasik Osmanlı mimari yapı tarzını yansıtan Beylerbeyi Sarayı, çoğunlukla yazlık bir saray ve bir devlet konuk evi olarak kullanılmıştır.

 

Beylerbeyi Koleksiyonumuz; sarayın kalemişi tavan süslemeleri yorumlanarak cama uygulanmıştır.

 

El imalatı camdan üretilmiştir ve üzerindeki desenlerin tümü el işçiliği ile 24 ayar altın ve cam boyası kullanılarak dekorlanmıştır.

Desen Hakkında

1720 yılında 3. Ahmet’in çocuklarının sünnet düğünü için yazılmış Vehbi Surnamesi’nde kahve-fürüşan ve kahveden bolca bahsedilmiş, kahve servisinin ibriklerde yapıldığı yazılmıştır. Aynı sünnet düğünü Hafız Mehmed Efendi tarafından da kaleme alınmış ve bu Surnamede, kahve servislerinde kahve ibriği kullanıldığından bahsedilmiştir. Yerli ve yabancı kaynaklar ışığında kahvenin uzun süre ibrik ve güğümlerde hazırlandığı anlaşılmaktadır. 18. yüzyılın ortalarında taze kahvenin sipariş üzerine az miktarda hazırlanabileceği bakır, pirinç ve tombaktan cezveler üretilmiştir.

 

Madalyon Koleksiyonumuz; Sadberk Hanım müzesinde bulunan mercanlı gümüş kahve ibriği üzerindeki madalyon şeklindeki desenler yorumlanarak cama uygulanmıştır.

El imalatı camdan üretilmiştir ve üzerindeki desenlerin tümü el işçiliği ile 24 ayar altın ve cam boyası kullanılarak dekorlanmıştır. Dekor işçiliği ve kristal parlatma yapılmıştır.

Kufi Şekerlik.png